. e d e b i d u a l i t e

l o a d i n g

Yirmi Sekiz Asırlık Söyleşi

THALES

THALES

Sevgili Thales, bize kendinizi anlatır mısınız? Nasıl bir hayat yaşadınız?
MÖ 7. yüzyılın sonlarında, İyonya’nın önemli şehirlerinden biri olan Milet’te doğdum. 
Hayatım boyunca doğayı ve evreni anlamaya çalıştım. Ticaretle uğraşırken bile aklım 
gökyüzündeydi; çünkü insanın çevresini gözlemlemesi ve nedenleri sorgulaması gerektiğine 
inanıyordum. Matematik, astronomi ve felsefede ilerlemeler kaydederek Milet’in entelektüel 
zenginliğine katkıda bulundum.


Sizin için tarihin ilk filozofu diyorlar. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu büyük bir onur, ancak ben yalnızca doğayı sorgulayan ilk kişilerden biriyim. Mitolojik 
açıklamalardan uzaklaşıp, evrenin işleyişini doğal nedenlerle açıklamaya çalıştım. Eğer bu 
felsefenin başlangıcı sayılıyorsa, demek ki doğru bir yol seçmişim.


Matematik ve astronomi sizin için ne ifade ediyor?
Matematik, evrenin düzenini anlamanın bir yoludur. Geometriyle doğayı daha iyi anlamaya 
çalıştım. Astronomi ise gökyüzünün ritmini ve düzenini inceleme fırsatı verdi. İnsan, evrenin 
işleyişini kavrayarak kendini tanır. Matematik ve astronomi, bu kavrayışın kapılarını açar.


Thales Teoremi hakkında bilgi verir misiniz?
Thales Teoremi, bir dairenin çapını gören açının dik açı olduğunu söyler. Bu teorem, 
yalnızca geometri için değil, doğanın düzenine dair daha geniş bir anlayışın ifadesidir. Basit bir 
geometrik kural gibi görünse de, düzenli bir evrenin matematiksel ifadelerini içerir.


Sizce edebiyat nedir?
Edebiyat, insanın kendi varoluşunu ve evreni anlamaya yönelik bir çabasıdır. Tıpkı 
matematik gibi, edebiyat da düzen ve anlam arayışının bir yansımasıdır. Eğer edebiyat, insanı 
düşünmeye sevk ediyorsa, evrenin bir parçası olarak kendi yerini sorgulamasını sağlıyorsa 
değerlidir.


Sizce dualite nedir?
Dualite, evrenin iki yönlü yapısını ifade eder. Tıpkı benim suyu evrenin temel maddesi 
olarak görmem gibi, her şeyin bir zıttı ve tamamlayıcısı vardır. Evrenin dengesi, bu zıtlıkların 
uyumuyla mümkündür.


Sizin yaşadığınız zamanda okur-yazar arasında iletişim nasıldı?
Benim zamanımda bilgi daha çok sözlü yollarla aktarılırdı. Yazı, yalnızca önemli kayıtlar 
için kullanılırdı. Ancak bir filozof olarak, doğayı incelemek ve bu bilgiyi tartışma yoluyla 
paylaşmak benim önceliğimdi. İnsanların doğrudan iletişim kurarak öğrenmesi gerektiğine 
inanıyordum.


Biz sizden yirmi yedi asır sonra dualiteyi edebiyatta uyguladık ve adına da ‘edebi 
dualite’ dedik. Edebi dualite hakkında ne düşünüyorsunuz?

Edebi dualite, tıpkı matematikte bir hipotezin başka bir hipotezle geliştirilmesi gibi, bir 
eserin başka bir eserle diyalog kurmasını sağlar. Bu, bilgi ve anlamın evrensel bir düzen içinde 
yeniden doğmasını temsil eder. Harika bir fikir!


Sizin bir eserinizle edebi dualite yapmak istesek, hangi eserinizi önerirsiniz?
Ne yazık ki doğrudan bir eserim günümüze ulaşmadı. Ancak öğretilerim ve evrenin temel 
yapısına dair görüşlerim, edebi dualite için bir ilham kaynağı olabilir. Su ve evrenin düzeni 
üzerine düşüncelerim bu bağlamda kullanılabilir.


Teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim. Düşüncelerimi böylesine yaratıcı bir yöntemle canlandırmanız, 
evrenin sürekli değişim ve yeniden doğuş içindeki yapısına uygun bir yaklaşım. Hakikat 
arayışınızda başarılar dilerim