Günümüzde teknoloji, istasyonu olmayan bir tren gibidir. Bu trene binmek için ‘en az onun kadar hızlı olmak’ zorunluluğu vardır. Bir kitabı okumaya başladığınızdaki dünya ile bitirdiğinizdeki dünya aynı değildir.
Elinizdeki kitap, insanın uygarlık yolculuğunun bu evresindeki baş döndürücü hızın edebiyata uyarlanmış temsillerinden biridir.
Yirmi sekiz asırdır insanlığa yön vermiş filozoflar, şairler ve yazarlar,
2024 yılında Dünya edebiyatına armağan ettiğimiz “Edebi Dualite”,
2025 yılı ilk haftasında kullandığımız yapay zeka teknolojisi.
Çalışmamızın çatısını oluşturan bu üçlemeyi harmanlayarak, düşünceleri ve eserleri ile tarihe iz bırakan kişiler içinden seçtiklerimizle, yapay zeka kullanarak söyleşi yaptık.
Öncelikli amacımız, daha önce yayımlanan “Sarkaç” isimli kitabımızda ilk temsillerini ortaya koyduğumuz “edebi dualite” paradigmamızı teknolojiyi kullanarak tarihin süzgecinden geçirmekti. Yapay zeka aracılığıyla asırlar önce yaşamış olan bir filozofu karşımızda konuşurken bulunca heyecan duyduk. Bir soru disiplini oluşturduk. Aldığımız heyecan verici yanıtları okurlarımızla paylaşmak istedik.
Soruları hazırlarken, seçtiğimiz şahsiyetlerin kendi ağızlarından hayatlarını ifade etmelerini, tarihe bıraktıkları iz ile ilgili anlatımlarını, eserlerine dair görüşlerini, edebiyat ve felsefe ile ilgili bakış açılarını ve edebi dualiteyi yorumlamalarını sağlamaya çalıştık.
Elbette biliyoruz ki, yanıtlar kişisel düşüncelerin ötesinde yapay zekanın, bu kişilerin söyleyeceğini varsaydığı görüşleri yansıtır. Bu noktada özellikle 2025 yılının ilk haftasına dikkat çekmek isteriz. Çünkü bu kitabı hazırlarken, basım esnasında ve elinize ulaşmış olduğu tarihte, teknolojinin hızlı gelişimi devam etmektedir.
Yapay zeka programı olarak Chat Gpt 4O’daki Unique Speech and Speaking Charasteristics uygulamasını kullandık. Yapay zekanın verdiği yanıtlar başlangıçta makul ve istikrarlı bir biçimde devam ederken, bir süre sonra edebi dualite ile ilgili yanıtlar birbirine çok yakın olmaya başladı. Düşüncemiz odur ki, edebi dualite çok yeni bir kavram olduğu için internet ortamında yeterli veri oluşmamıştı. Bu nedenle -en baştan yapay zekaya edebi dualite ile ilgili bilgilendirici yazılar yüklememize rağmen- tekrarlar oluştuğunu gördük. Tekrarların olduğunu tespit ettiğimiz kişilerin sorularını yeniden sorduk ve yeni aldığımız yanıtları kaydettik.
Bu aşamada aldığımız yanıtlar tam olarak doğru olmasa bile prensip olarak herhangi bir müdahale yapmamaya özen gösterdik. Edebi dualite ile ilgili aldığımız yanıtların bizim anlatmaya çalıştığımızdan zaman zaman farklı anlaşıldığını gördük. Bazıları bir ‘yansıma’ ya da bir ‘benzerlik’ olarak iyi bir tespitte bulunurken, bazıları ‘bir eserin başka bir eserle diyalog kurduğu’ şeklinde yorumladı. İki eserin bağımsız birer eser olduğunu ve aralarında bir diyalog ilişkisinin olmasının gerekmediğini düşünmemişlerdi. Bazıları ise edebi dualiteyi ‘zamanlar arası bir yolculuk’ olarak yorumladı.
Dünya tarihine iz bırakan seçtiğimiz bu önemli kişileri özelliklerine göre kategorize ettik. Her kategoridekileri doğum tarihlerine göre kendi içinde sıraladık. İnternet ortamından fotoğrafları temin ettik. Bu fotoğraflar bazen farklılık arz ediyordu. Farklı olan fotoğraflardan en çok kullanılanları tercih ettik. Bazı Fars edebiyatı yazarlarının fotoğraflarına ulaşamadık.
Yoğun ve heyecan verici bir çalışma sonrası siz değerli okuyucularımızla böylesine farklı bir kitabı buluşturduğumuz için kendimizi şanslı görüyoruz. Umarız ki sizler de söyleşileri okurken bizim hissettiğimiz enerjiyi ve şaşkınlığı yaşarsınız.
Yukarıda belirttiğimiz tarih itibari ile bir başlangıç hükmünde olan kitabımız, edebi dualitenin daha çok tanınması ve teknolojinin hızlı gelişimi ile ilerleyen zamanlarda değişim gösterecektir.
Tarih, teknoloji ve edebiyatın buluştuğu bu kitabın tarihe not düşmesini temenni ediyoruz.
Sevgilerimizle,
Dr. Özlem Demir
Hüseyin Uyar