. e d e b i d u a l i t e

l o a d i n g

GÖLGE BİR YER (Bir Çanakkale Hikâyesi)

Bir ilaç düşünün... Basit bir ilaç. Kıyıda köşede, herkesin evinde olan. Hatta bazı yaşlıların doktorlara "Aman yavrum, çok ağrım oluyor, bir kutu daha yazıver de yedeğim bitmesin." dedikleri.

Her ağrımızda yardımımıza koşan bir ilaç. Her zaman oralarda bir yerlerde olan ve zamanını bekleyen...

Yıl 1915.

Savaşın çetin zamanı.

Yer Çanakkale.

Dehşet savaşın gerisinden bile hissediliyor. Siperlerin hemen gerisinde kurulan bir sıhhiye çadırı var. Bu çadırda kurtuluşu mümkün olan hastaların ameliyatları yapılıyor. Ortalık yangın yeri. Etrafta onlarca yaralı. Onlarla ilgilenen çaresiz bir doktor. Çaresiz dediysem olanağı sınırlı. Yoksa başı dik, alnı açık her daim. 

Dresden Ateş Fırtınası

Dresden Bombardımanı, tarihin 13 Şubat’ı 14 Şubat’a bağladığı gece başlayan 15 Şubat’a kadar şehri yenmiş ekin başaklarına çeviren akılalmaz bir bombardıman.

İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına yaklaşıldığında Sovyet birliklerinin etki alanını genişleterek Nazi gücünü azaltmak amacıyla ABD’nin ve İngiltere’nin verdikleri ortak kararla başlayan o korkunç saldırı…

ABD Ordusu Hava Kuvvetlerinin (USAAF) ve Britanya Kraliyet Hava Kuvvetlerinin (RAF), Alman Wehrmacht birliklerinin hava savaş birimi olan Luftwaffe üzerinde üstünlük sağlamayı düşündüğü saldırı…

Esaret Gazeteleri

Tarihin tozlu sayfaları arasına karışarak yitip gitmeden bir şeyler yapma isteği onları imkansızlıklar içinde eser üretmeye, bulundukları coğrafyada yaşadıkları olayları yazmaya zorluyordu. Elle yazıp karbon kağıdı ile teksir ettikleri gazetelerde; bulundukları kampta ve çevresinde yaşanan olayları, hayatını kaybedenlerin bulunduğu şehitlikleri, kaldıkları bölgelerdeki Müslüman halkın her yolu deneyerek onlara yaptıkları maddi yardımları, hatta hayatlarını tehlikeye atarak vatana dönmelerini sağlamak için hazırladıkları sahte pasaportları anlatmaktaydılar.